Zoi’nin Partisi ve Düşündürdükleri…

Az önce Yunanistan’daki haberlere bakarken Zoi Konstantopoulou’nun Özgürlük Rotası isminde bir siyasi parti kuracağını okudum. Zoi, SYRIZA ilk iktidara geldiğinde Meclis Başkanı olarak görev yapmıştı. 1976 doğumlu, feminist, insan hakları aktivisti olan Zoe, aynı zamanda güçlü bir insan hakları avukatı. İnandığı değerler uğruna mücadele etmeyi ve felsefesine uygun yaşamayı benimsemiş biri. Bunu meclise seçildiği ilk günden beri görüyoruz.

Mesela Yunanistan’da Troika önlemlerine dönük referandumda aktif bir biçimde HAYIR oyunu desteklemişti. Tarihi Hayır sonucundan sonra, Varoufakis ve SYRIZA’nın sol kanadı ile Tsipras ters düşmüş ardından da yeni seçimlere gidilmişti. Yeni seçimlerde, SYRIZA’nın sol kanadından Lafazanis Halk Birliği (Laiki Enotita) ile seçimlere katılırken, Zoi bu birlikteliğe destek vermiş ama aktif olarak sürece dahil olmamıştı.

Ardından da yeni partisi ile SYRIZA’da yaşanan dönüşüme rağmen, inandığı değerlerle bir mücadele vermeyi tercih ettiğini gösterdi. Solcu, feminist, aktivist bir kişinin Meclis Başkanlığı görevine getirilmesi SYRIZA’nın farkını ortaya koymuştu. Ancak Zoi, makam yerine mücadeleyi tercih ederek hepimize bir kez daha önemli bir ders verdi.

Zoe partisini içerden değiştirmeye çalışabilirdi ama bunu tercih etmedi. Zoe, hala daha meclis başkanı olarak kalıp ayrıcalıklı makamında siyasete devam edebilirdi. Sokakta halkın mücadelesini vermeyi “solcu hastalığı” olarak ötekileştirmedi. İnandığı mücadele gerçekleşene kadar bildiği yolu yürümeye devam etti.

Zoe’nin Özgürlük Rotası isimli parti önümüzdeki günlerde duyurulacak. Dün yayınlanan anketlere göre %3 barajını geçebilecek olan partiler aşağıdaki gibi olacak.

Yeni Demokrasi %31 (sağ – muhafazakar)
SYRIZA %25,  (sol )
ALTIN ŞAFAK %6,5 (faşist)
PASOK-DİMAR %5,5 (merkez sol)
KKE %5,5 (komünist sol)
Merkezin Birliği %3 (merkez sağ)
Halkın Birliği %3 (radikal sol)

Parçalanmış Yunan kamuoyunun bu koşullarda daha çok siyasi kriz yaşayacağı aşikar. Zoi’nin partisi barajı geçebilecek mi bilemiyorum. Ancak derdim Yunanistan hükümet politikası değil.  Siyasete dahil olan bir insanın inanmadığı değerlere karşı mücadele edebilme azmini ortaya koymak.

İdealizmin ve yeni dünya tahayüllerinin anlamsızlaştığı kuzey Kıbrıs’a da bir bakalım. Feminist, insan hakları aktivisti, solcu deyince aklımıza üç beş isim geliyor zaten. Ancak arada ki derin uçurumu karşılaştırınca yaşayarak görüyoruz.

En sert solcusu dahi dayatma bir ekonomik programı güzelledi, suyu özelleştirdi. Elindeki gücü halkın lehine değil iktidarının lehine kullanmaktan çekinmedi . Elbette kim olursa olsun milletvekili olarak kariyerinize devam etme arzunuzu anlayabilirim. Bu normal ve makul bir arzudur. Ancak, sol adına konuşacaksanız biraz dikkatli olmak gerek. Malum dünya küçük, sizin “içselleştirdiğiniz kaderciliğinize” inat birileri bıkmadan, usanmadan mücadele edebilir. Uzaktan ve hiç tanımadığı insanlar da, sırf doğru olanı yapıyor diye ona dayanışma gösterebilir.

Neoliberalizmin ve baskıcı yapılara inat önümüzdeki yıllar dayanışma ile belirlenecek. Solun enternasyonal seviyede sol ile dayanışması ile belli olacak.

Sol olup sağ ile yürümeyi tercih edenlere ise bol şans. Aynı yerden başlasak da farklı sonlarda buluşacağımız kesindir…

Bizim başlangıcımız sizlerin sonu hayırlı olsun…

 

Mertkan Hamit

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s