Tesadüflerin Tarihi…

Bugün (27 Şubat 2016) Mağusa Gençlik Merkezi’nin düzenlediği bir kaynaşma etkinliği kapsamında Kıbrıs Sorunu ile ilgili çözüm çabalarına des
tek veren örgütlerin oluşturduğu CyWeCan inisiyatifi Mağusa’da bir panel ve kent turu düzenledi. CyWeCan İnisiyatifi Kuzeyden ve Güneyden çeşitli sivil toplum örgütleri ve parti gençlik örgütlerinin oluşturduğu bir ağ. DİSY, CTP, TDP’nin gençlik örgütleri yanında MAGEM, HASDER, Kıbrıs Gençlik Konseyi gibi sivil toplum örgütleri de inisiyatifin oluşturucu özneleri. Kıbrıs sorunu, çözümü ve ortak irade üzerien konuşmaların ardından Maraş Sahil boyu ve tel boyu civarında kısa bir tur düzenledik.

CyWeCan İnisiyatifi Kuzeyden ve Güneyden çeşitli sivil toplum örgütleri ve parti gençlik örgütlerinin oluşturduğu bir ağ. DİSY, CTP, TDP’nin gençlik örgütleri yanında MAGEM, HASDER, Kıbrıs Gençlik Konseyi gibi sivil toplum örgütleri de inisiyatifin oluşturucu özneleri. Kıbrıs sorunu, çözümü ve ortak irade üzerien konuşmaların ardından Maraş Sahil boyu ve tel boyu civarında kısa bir tur düzenledik.

Kıbrıs sorunu, çözümü ve ortak irade üzerien konuşmaların ardından Maraş Sahil boyu ve tel boyu civarında kısa bir tur düzenlendi ve Mağusa’da tScreenshot_2016-02-28-05-15-04.pngel boyu olarak bilinen yerden geçerken, tamamen tesadüfü bir fotoğraf yakaladım.

Eve gelince fotoğrafları incelediğimde adanın 40 kusur yıllık tarihinden küçük bir anekdot ortaya çıktı.

Görüntüdeki kilise Maraş’ın telli bölgesinde, erişilemeyen alanında yer alıyor. Kilisenin üzerinde 1974’den kalma bir yazı…

Yazı neden önemli ? Anlatmakta yarar var…

Yazıda ‘Oxi Sto Efikto EOKA B’ yazıyor. Sınırlı yunancam bunu anlamak için yeterli. Yazının Türkçesi şu “Gerçekleştirilebilir Olana Hayır EOKA B”…

Peki ne demek gerçekleştirilebilir olan…

Aslında burada 48 yıl önceye bir atıf var.

Gerçekleştirilebilir ile Arzulanan (efıkto/ efkteo), Makarios’un Enosis yerine Kıbrıs Cumhuriyetine sahip çıkmaya yaparken ortaya koyduğu yeni paradigma değişikliğiydi.

Makarios 1968 yılında yaptığı bu açıklamada artık Kıbrıslı Rumları Enosis rüyasını bırakmaya çağırmıştı. Bunun yerine Makarios toplumuna Kıbrıs Cumhuriyetini sahiplenmeye çağırıyordu.kibris_gocmen

Makarios’un 1968’de gerçekleştirdiği bu paradigma değişikliği çok uzun sürmedi. Bildiğiniz gibi, Yunanistan’dai albaylar cuntası Kıbrıs cumhuriyeti’ne sarılan Makarios’a karşı Kıbrıs’ta faşist bir darbe düzenledi.

Darbe aslında “gerçekleştirebilir olana hayır”, “arzulanana evet” demekti. Yani Enosis’e evet…

İşte Mağusa’da erişemediğimiz bölgedeki bu kilisenin üzerinde silinmeye çalışlan  mesaj da buydu. Gerçekleştirilebilir olana hayır derken, Enosis çağrısı yapılıyordu.

İşin acı gerçeği ise, bu uğurda 1974’de önce Makarios’a darbe yapıldı. Ardından Türkiye cyprusKıbrıs’ta 20 Temmuz ve 14 Ağustos müdahalelerini gerçekleştirdi. En son işte o müdahale ile sağ tarafta paslanmış variller yerleştirilerek Maraş’ın yılanların, farelerin ve bir kısım üst rütbeli subayın yaşayabileceği bir ölü kente dönüşmesine sebep oldu. Ada bölündü. Yüzlerce insan hakları ihlali ve acı yaşandı.

Oradaki mesaj ise bugün bile hala daha büyük bir anlam taşıyor. Üstelik sadece Kıbrıslı Rumlar için değil bu ada da yaşayan herkes için…

Bu soruyu Kıbrıslılar sürekli kendine sormalı..

Acaba Gerçekleştirebilir olanı mı talep etmeli yoksa arzuların peşinddigest-20091-yasin-naimark-1en mi koşmalı…

O zamanki milliyetçi anlayış dahilinde arzulanan olarak gördükleri Enosis’i Kıbrıslı Rumlar denediğinde adanın büyük bölümünden ve kendi evlerinden oldular. Milliyetçi arzularını tatmin etmeye çabası tam bır yıkıma sebep oldu.

Şimdi çözüm müzakereleri sürerken, gerçekleştirilebilir yerine, arzuladığımızı iddia eden pozisyonda olursak ne olacağını baştaki fotoğrafa bakarak bir daha düşünmemiz gerek.

Başka bir deyişle, mümkün olan en az miktarda toprak veririz derken…

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi “Omorfoyu vermeyiz” derken…

Garantilerle ilgili olarak “Türkiye’nin çıkarlarını korumak” gerek derken…anastASİADİS

Ve daha onlarca “maksimalist pozisyonu” dile getirirken tekrar tekrar düşünmemiz gerek.

Maksimalist tezleri iddia eden hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumların düşünmesi gerek…

Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar karar vermeli…

Bu adanın geleceği için ne yapmalıyız? Mümkün olan Federasyon mu kurulacak arzu edilen milliyetçi fantazileri mi ortaya koyaacağız…

Tekrar düşünmekte yarar var…

Mümkün olanı mı ? Arzulananı mı ?

 

Mertkan Hamit

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s