Sarih Çoğunluk: Hade Yeni bir Sorun Yaratalım…*

Bir süre önce Kıbrıs Türk tarafındaki merkez ve sağ politikacılar “sarih çoğunluk” ifadesine vurgu yaparak, mülkiyet ve müzakereler ile ilgili olarak izlenen politikayı eleştirmişti. Oldukça teknik ancak son derece önemli bulduğum bu konuyu biraz incelemekte yarar var. Öncelikle sarih çoğunluk ifadesini yeniden ortaya koyan eski müzakereci Kudret Özersay’ın açıklamasına bakalım: Kudret_Özersay_(cropped)

Mülkiyet ve ikamet açısından getirilen bu sınırlandırmalar, federasyonun iki­kesimli karakterini muhafaza etmeye dönük tedbirlerdir. İki­kesimliliğin nasıl anlaşılması gerektiğini Birleşmiş Milletler tanımlamıştır. 1992 yılında önce BM Genel Sekreteri Güvenlik Konseyi’ne bir rapor vererek iki­kesimliliği tanımlamıştır. Ardından da bu tanımların yer aldığı paragraflar aynı yıl içerisinde kabul edilen 750 Sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanmıştır.  (…) Bu “sarih çoğunluk” ifadesinin tam olarak yüzde kaça denk geldiği müzakereye açık bir konuysa da bunun her durumda %50’den çok daha fazla olduğu tartışma kaldırmaz bir husustur. Her bir toplumun kendi kurucu devletinin karakterini/kimliğini koruyabilmesi için, iki­kesimliliğin bir gereği olarak bir Birleşmiş Milletler İlkesine dönüşmüş olan bu kısıtlamalar (oranı müzakereye açıksa da) Kıbrıs Türk tarafı için yaşamsal öneme sahiptir. (link)

Benzeri bir açıklamada ardından bir diğer eski temsilci Osman Ertuğ tarafından da yapılmıştır. (link)

Bu noktada iki belgeye referans veriliyor. Birincisi BMGK 750 numaralı karar, ikincisi ise BM Genel Sekreterinin S/23780 numaralı raporu. Rapor herhangi bir bağlayıcılık taşımamasına rağmen, 750 numaralı kararın sarih çoğunluğu nasıl ifade ettiğine göz atmakta yarar vardır.

2. Reaffirms the position, set out in resolutions 649(1990) of 12 March 1990 and 716(1991) of 11 October 1991, Flag_of_the_United_Nations.svgthat a Cyprus settlement must be based on a State of Cyprus with a single sovereignty and international personality and a single citizenship, with its independence and territorial integrity safeguarded, and comprising two politically equal communities as defined in paragraph 11 of the Secretary-General’s report (S/23780) in a bi-communal and bi-zonal federation, and that such a settlement must exclude union in whole or in part with any other country or any form of partition or secession; 
 
Burada açık bir biçimde bölünme ve birleşme dışlanırken, iki toplumlu iki bölgelilik vurgusu yapılmaktadır.
Ayrıca 2 eşit cemaate atıf yapılırken, eğer Özersay’ın ifadesini doğruysa, genel sekreterin raporundaki 11. paragraf kabul ediliyor.
Ancak S/23780 numaralı rapora baktığımızda 11. paragraf iki toplumun eşitliğine atıf yapmaktadır. İki kesimliliğe yapmadığını okuyabiliriz. ( S/23780 numaralı raporun tamamı )
Raporun 11. paragrafı açık bir biçimde öncekilerde olduğu gibi Kıbrıs Devleti’nin politik olarak eşit iki toplumdan oluşacağına vurgu yapar.
It inter-alia (vurgu orjinal) reaffirmed its previous resolutions and that its positions on the solution to the cyprus problem was based on one State of Cyprus comprising two politically equal communities. In that connection the Council endorsed the following definition to political equality (S/21183, annex I) :
“While political equality does not mean equal numerical participation in all federal Government branches and administration, it should be reflected inter-alia (vurgu orjinal) in various ways:  in the requirement that the federal constitution of the State of Cyprus be approved or amended with the concurrence of both communities; in the effective participation of both communities in all organs and decisions of the federal government; in safeguards to ensure that the federal Government will not be empowered to adopt any measures against the interests of one community, and in the equality and identical powers and functions of the two federated states. 
Burada açık bir biçimde politik eşitliğin tanımı yapılırken, sayıca eşit olmasa da toplumların yönetimde eşitlıiğini anlaşılır. Ek olarak Kıbrıs Devleti’nin anayasasının iki toplumun iradesiyle şekilleneceği, kararların ortaklaşma gerektiridiğine ve federal 145265_origdevletlerin (oluşturucu devletler) eş güçler ve fonksiyonlara sahip olacağını vurgularken alınan kararların başka bir cemaate zarar vermeyecek nitelikte olmasından bahseder.
BMGK’nin 750 numaralı kararı herhangi bir biçimde iki bölgelilik tanımına yer vermemiştir. Ayrıca, iki bölgeliliği tanımlayan BM750’nin değil Genel Sekreter tarafından hazırlanan S/23780 olarak bilinen raporun 20. paragrafıdır.
Şimdi yukaridaki madde (UN 750) 11. paragrafa atıfta bulunurken, 750 numaralı kararda genel sekreterin S/23780 numaralı raporunun tamamı ile kabul edilip edilmemiş olmasına bakmak gerekiyor.
BM750 numaralı karar rapordan övgüyle bahseder yani (commends) ancak raporu bir BM kararı haline gelmesini sağlayacak  bir (accept/affirms/) ifadeye rastlanmaz
Orjinal ifade BM 750 paragraf 1
1. Commends the Secretary-General for his efforts, and expresses its appreciation for his report of 3 April 1992 on his mission of good offices in Cyprus, 
BM 750 numaralı karar ayrıca 17, 25 , 27 numaralı paragrafların gerçekleşmesine yönelik uygunluğa vurgu yapar. Bu paragrafların BMGK kararı olarak görülmesi onların kabulü anlamına gelmemektedir çünkü yine “endorse” denilmektedir.
4. Endorses the set of ideas described in paragraphs 17 to 25 and 27 of the SecretaryGeneral’s report as an appropriate basis for reaching an overall framework agreement, subject to the work that needs to be done on the outstanding issues, in particular on territorial adjustments and displaced persons, being brought to a conclusion as an integrated package mutually agreed upon by both communities;
17 den 25’e olan ve ayrıca 27. paragrafları da ele alan bölüm (set of ideas bölümünde) :lau-fig13_002
17: toprak düzenlemesi, yer değiştirilen insanlara yönelik gelişmeler ve genel çözümün yapılmasına yönelik çabaları destekler
18 oluşacak ilişinin azınlık çoğunluk değil eşitlik ilişkisi ile oluşacağını, enosis ve ayrılmanın dışarı da bırakıldığını vurgular
19 politik eşitliği kabul eder
20 – her federe devletin bir cemaat tarafından yönetileceği ve sarih coğunluğa sahip olacağını teyit eder. Federal hükümetin federe devletlerin üzerinde tahakküm kuramayacağını  teyit eder.
21- devletin bütünlüğü Kıbrıs Devleti üzerinden tek bir uluslararası kimlik ve egemenlik ile bağlanır ayrıca tek vatandaşlığa vurgu yapılır
22- federal hükümetin yetkileri tanımlanır (iki meclisli yapı, 70 e 30 oranı 7/3 bakanlar / senato da 50 ye 50 oran)
23- temel hak ve özgürlüklerin tüm vatandaşlara verildiği vurgulanır ve detaylandırılır
24- güvenliğin 1960 garanti anlaşmasına yönelik yapılacağını ama federal devlet kurulması için kıbrıslı olmayan tüm güçlerin bir an evvel geri çekilmesini vurgular
25:  yerinden edilen insanlar ve toprak konusunda acil düzenlemelerin yapılmasının gerekililiğine vurgu – ayrıca substantial number of GC displaced person would be able to return to the area that would come under GC administration. It would also address effectively the needs of TC that would be affacted by the territorial adjustments.
27 – iki ayrı referanduma gidelmesi durumunda iki taraf için de yapılacak iyi niyet misyonlarıan vurgu yapılır.
tüm bunlar BMGK kararı olarak adlandırmak çin güçlü delillerimiz olsa da, 20 numaralı BMGK tarafından kabul edildiğine dair hiçbir noktada atıfa sahip değildir
peki 20 numaralı paragraf yani ikibölgelelilikile ilgili olaran paragraf ne ifade etmektedir?
The bizonality of the federaton is reflected in the fact that each federated state would be administrered by one community which would be guaranteed a clear majority of the population and of land ownership in its area. It is also reflected in the fact that the federal government would not be permitted to encroach upon the powers and functions of the federated states, nor could one federated state encroach on the powers and functions of the other. 
İki bölgelilik her bir federe devletin bir toplum tarafından yönetilip nüfus ve mülkiyette sarih çoğunluğa sahip olmasına kabul eder. Ayrıca bir federal devlet ile federe devletlerin arasındaki ilişki tanımlanır. Ancak bu BM raporunda, fikirler dizisinde yapılan bir tanımlamadır. Bu olmazsa olmaz olamdığı gibi BMGK kararı olarak algılanması da mümkün değildir. akinci
Ayrıca, AB üyesi olacak bir devletin 4 özgürlük ( mal, hizmet, sermaye ve emeğin serbest dolaşımı) ilkesiyle çelişmesi imkansızdır. Üstelik bu 4 özgürlük toplumlar arası değil AB’yi oluşturan devletler arasında bir birlliğin temel ilkesidir. Bu 4 özgürlüğü ve temel insan haklarını gözetmeden çözüm müzakerelerinin sonuç üretmeyeceğini önceki müzakereciler sonuca ulaşamayarak kanıtlamıştır.
Yeni müzakere sürecinde ise yasal dayanağının bile kafamda soru işareti yarattığı bu sarih çoğunluk ifadesini, maksimalist bir noktada algılayıp İsrail – Filistin gibi kendi “yerleşkelerimizi” yaratma deliliğinden vazgeçmemiz gerekmektedir. Çünkü Kıbrıs konusunu çözmek isteyip, statüko dilinden kurtulmamak sonuç üretmez aynı zamanda Kıbrıs Sorunu yerine bir israil – filistin sorunu yaratmaya da hiç gerek yok.
Ya da eskilerin deyişiyle “gandır çocuğu taksim istesin!”
 * Ali Şefik’in uyarısı doğrultusunda düzeltilmiştir… Uyarı ve cevabım comment bölümünde görülebilir.

4 Comments

  1. Merhabe Mertkan,

    Detayli analizin icin tesekkurler, yazinda bazi noktalara kafam takildi cevaplabilirsen sevinirim. Oncelikle, BMGK’nin 750 numarali kararindaki “endorse” ile baslayan 4. Maddede genel sekreterin raporundaki 17, 25 ve 27 numarali paragraflara gonderme yapdigini ifade edip 20. paragrafdan hicbir noktada bahsedilmedigini belirtmissin. Fakat senin de verdigin orjinal yazida paragraf numaralari “17 to 25 and 27” diye belirtilmis olup bunun 17 den 25 olan butun paragraflari ve ilaveten 27. Paragrafi icerdigi aciktir. Bu noktada bir duzelme yapmak gerekli.
    Bahsi gecen BMGK kararinin 4. Paragrafinda “endorse” kelimesinin kullanilmasinin, devaminda atifda bulunulan rapordaki paragraflarin BMGK karari olarak gorulmesi onlarin kabulu anlamina gelmedigini ifade edip yazinin devam edem kisimlarinda ise genel sekreterin raporundaki 17, 25 ve 27 numarali paragraflari BMGK karari olarak adlandirmak icin guclu delillerimiz oldugundan bahsetmisin. Eger boyleyse, yukarda bahsettigim sebebden oturu, 20. Paragrafda bahsedilen iki bolgelilikle olan kisimi da BMGK karari olarak adlandirmak icin guclu delillerimiz olsa gerek. Burada bir celiski oldugunu dusunuyorum.
    Sahsen, bahsedilan BMGK kararinda “endorse” kelimesiyle baslayan ve genel sekreterin raporundaki fikirlerin olasi bir anlasma icin uygun bulundugu ve desteklendigini cikarmaktayim. Ama senin de dedigin gibi bunlarin olmassa olmaz olmadigini dusunuyorum. Bu tip fikirlerin muzakerelerle iki tarafinda kabul edebilecegi bir duzeye getirilip ileriye goturulmesi temennisiyle.

    Sevgiler

    Liked by 1 kişi

  2. İyi noktayı yakaladın. Doğrudur sanırım buradaki hata bana ait. Dediğin gibi bir anlam var orada. Blogun amaca hizmet ediyor olması sevindirici. Halihazırda 17-25 ve 27 arası paragrafların tümünü fikirsel olarak kabul edilebilir olan ama olmazsa olmaz olarak nitelendiremeyeceğimiz bir nokta olarak görmeliyiz. Bu noktada benim sadece 17 ve 25. paragrafları ele almam bir eksiklik oldu. Ancak hala daha bütünlüklü olarak “Sarih çoğunluk” ilkesini hiç sorgusuz sualsiz kazanılmış bir hak olarak göstermek doğru değildir. Sanırım bu konuda da hem fikiriz. Katkıların için teşekkürler. Gerekli düzeltmeleri yapacağım.
    Mertkan

    Beğen

  3. Geri bildirim: Sarih Çoğunluk Bir Kalabalık Meselesi Mi Yoksa Siyasi Statü Meselesi Mi? | EkoPolitiX

  4. Geri bildirim: Emre Akbil: Sarih Çoğunluk Veya… | EkoPolitiX

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s