Futbol’dan Kıbrıslı Türk Sağındaki Kırılma

Sağın siyasi pozisyonunu siyasi özne olma olarak dillendirmesi önemlidir. Siyasi özne olmayı tercih etmeleri, solun da işine yarayacak. Çünkü egemenlerin dilinden konuşarak itaatkar siyasetin sonunun geldiğini bunun yerine ‘irade toplumu’ olarak hareket etmek önemli olacak. Bu noktada sadece futbolu değil, federalizmi, eşitliği, adaleti konuşmak da daha anlamlı olacak.

Kıbrıs Türk sağında bir kırılma yaşanıyor. Bu son derece önemli bir gelişme. Mesele sadece Türkiye Futbol Federasyonu ve Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu meselesi değil. Aslında sağ içinde iki farklı pozisyonun çatışması.

Tarihsel olarak baktığımızda futbol kulüpleri Kıbrıs’ta Türk Milliyetçiliği’nin en büyük araçlarından biridir. Kulüplerimizin adının da Mağusa Türk Gücü, Doğan Türk Birliği, Baf Ülkü Yurdu olması şaşırtıcı değil. Adında Türklük olmasa dahi kulüplerin milliyetçi karakteri, 1950lerde TMT ile ilişkilerini bilinen gerçekler.

Hatırlayalım:

Kıbrıs’ta Türk Milliyetçiliğinin yansımalarına baktığımızda neredeyse bir asır önceden kalma bir ikilem söz konusu. Sömürgecinin maşası olmayı tercih edenlerle, jön türklerle kendini ilişkilendiren halkçılar var. Buradaki halkçılar olarak tanımlananların sol ile alakası olmadığını, daha çok sömürgeciliğin elitizmine karşı populist bir milliyetçi anlayışa sahip olduklarını söyleyelim. Kıbrıs Türk sağında ingiliz emperyalizmine karşı silahlı bir mücadele verilmedi ancak süreç içinde ingiliz sömürgeciliğine biat etmek yerini Taksim talebine bıraktı. Süreç içinde sömürgecilerle işbirliği yapanlarla, adanın Taksim edilmesini isteyenler arasında yaşanılan rekabeti ‘Taksimciler’ kazandı. Evet, ikisi de Kıbrıs’a daha iyi bir durum getirmedi. Ancak siyaset açısından biat edenden, irade gösteren bir topluma dönüşmemizde bu ikilem önemli bence mihenk taşıdır.

Bugün uzun zamandır görünürde olmayan bu çatışma yine ortaya çıktı.

Hasan Sertoğlu, Kudret Özersay gibi sağ cenaha hitap eden isimler ‘KTFF konusunda Serdar Denktaşı eleştirdi’,

Serdar Denktaş ise ‘özür politikası’ ile omurgasız siyasete devam ediyor.

Sağın siyasi pozisyonunu siyasi özne olma olarak dillendirmesi önemlidir. Siyasi özne olmayı tercih etmeleri, solun da işine yarayacak. Çünkü egemenlerin dilinden konuşarak itaatkar siyasetin sonunun geldiğini bunun yerine ‘irade toplumu’ olarak hareket etmek önemli olacak. Bu noktada sadece futbolu değil, federalizmi, eşitliği, adaleti konuşmak da daha anlamlı olacak.

Siyasette ‘biat siyasetinin’ son bulmasında 19 Nisan seçimleri belirleyici olacak, biat siyasetinin oluşturucu figürlerinden kurtulmak daha da önemli, Derviş Eroğlu, Serdar Denktaş gibi bir merkeze itaat ederek siyaseten var olmayı hedefleyenleri tarihin mezarlığında görmek umuduyla…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s